Posts Taged halkla-iliskiler-ajansi

10 küçük dokunuşla daha keyifli bir çalışma masası…

Masa başı bir işi olanlar bilir, günün neredeyse tamamı çalışma masasında geçer. Hal böyle olunca çalışma masasındaki düzen ve tercih edilen aksesuarlar da iş psikolojisi üzerinde önemli rol oynar.

Ajans Dijital Kalem’in halkla ilişkiler ve basın iletişimi hizmetleri sunduğu, Türkiye’nin ilk ve tek el işi hobi platformu Hobium.com, daha keyifli bir çalışma ortamı için herkesin kolaylıkla uygulayabileceği 10 pratik öneri sunuyor… Tamamen sizi yansıtan, kendi zevkinize göre dekore edeceğiniz bir çalışma masası sadece sizi değil, çevrenizdeki çalışma arkadaşlarınızı da motive ederek, mutlu bir çalışma ortamı sunacaktır… Hobium.com uzmanlarına göre, daha keyifli bir ofis masası için: 

  1. Çalışma ortamınızı kişiselleştirmeye sevdiklerinizin fotoğraflarıyla başlayabilirsiniz. Kolayca hazırlayacağınız çerçevelere yerleştireceğiniz fotoğraflar, stres anlarında sizi rahatlatacaktır.
  2. Çalışma alanınız darsa, dilerseniz üzerini de süsleyebileceğiniz ufak bir ayna ile hem daha geniş bir görünüm elde edebilir hem de masanızın havasını değiştirebilirsiniz. Arada dünyanın en güzel şeyine; kendinize, göz atabilme şansı da cabası…
  3. Renksiz ve tekdüze ofis eşyaları herkesi sıkar. İşe her gün kullandığınız eşyaları kendinize göre yeniden yorumlamakla başlayabilirsiniz. Örneğin dosya tutucu ve kalemliğinizi biraz renklendirmek hoş olmaz mı? Bunun için basit kanaviçe motiflerini tercih edebilirsiniz.
  4. Çay ya da kahve, çalışırken olmazsa olmazların başında gelir. Fincanınıza karakter kazandırmak da öyle… Üstelik yapacağınız şey çok basit, deseninizi seçin, çizin, renklendirin ve fırınlayın.
  5. Mouse pad deyip geçmeyin; maharetli elleriniz ve yaratıcılığınız bir araya gelince, normal bir mouse pad’i usta bir ressamın tuvaline dönüştürebilir!
  6. Masanızda minyatür bir evren kurmak hoş olmaz mı? Minyatür bitkiler, figürler ve bir fanusla kendi mini evreninizi oluşturabilirsiniz. Belki hayalini kurduğunuz tatili canlandırırsınız teraryumunuzda, kim bilir? 
  7. Güzel geçen bir iş günü, karmakarışık kablolar yüzünden kabusa dönmesin. Tüm kablolarınızı derli toplu muhafaza etmek için yalnızca birkaç tutacak kullanmak yeterli…
  8. Yalnızca kablolar değil, masanızda bulunan ufak tefek gereçler de dağınık kalmasın. Kağıt kutulardan, boş konserve kutularından ya da kullanmadığınız kavanozlardan düzenleyicinizi kendiniz yapabilirsiniz.
  9. Oturarak çalışanların en önemli sorunlarından biri de vücut duruş bozuklukları… Bunun önüne geçmekse yine sizin elinizde ve çok kolay! Daha rahat ve doğru oturuş için bir yastıkla belinize güç verin. Tabii ki yine kendi tarzınızda…
  10. Soluk renkli ofis dolapları bizce de hiç çekici değil! Bunun yerine görünür kısımları kaplamaya ne dersiniz?

İnternet reklamlarını engellemenin maliyeti 22 milyar dolar

İnterner reklamcılığının görüntülenmesini istemeyen kullanıcıların sayısı yüksek bir hızda artıyor. Adobe ve PageFair’ın düzenli olarak yayınladıkları küresel Ad Blocking raporunun 2015 yılı sonuçları da bu sayının artış ivmesini gösteriyor. 2015 yılında dünya genelinde reklam engelleme oranları yüzde 41 arttı. Reklam engellemenin maliyetiyse 22 milyar dolara yükselmiş durumda.

Coğrafik olarak dünya genelinde ülke bazlı reklam engelleme uygulamalarının kullanım oranları ile aylık reklam engelleyenlerin sayısının tespiti ve toplam reklamverenlerin sayılarının karşılaştırıldığı araştırma raporu, masaüstü bilgisayarlardaki internet kullanımında reklamların hızlı bir şekilde engellendiğini gösteriyor. Ayrıca özellikle Asya’da ve yakın bir gelecekte de batı ülkelerinde iOS’te yayınlanacak olan içerik engelleme özelliğiyle mobil cihazlarda da reklam engelleme sayılarının hızla yükseleceği öngörülüyor.

Araştırmadan öne çıkan anektodlar ise şöyle;

– 2015 yılında reklam engelleme işlemlerinin (Ad block uygulamaları vasıtasıyla) reklamverenlere maliyeti 22 milyar dolar.

– Dünya genelinde 198 milyon kullanıcı aktif olarak adblock kullanıyor.

– ABD’de Haziran 2015’e kadar geçen 1 yıllık süreçte reklam engellemeleri yüzde 48 arttı ve 45 milyon kullanıcıya ulaştı.

– Türkiye’de ise 1 yıllık süreçte reklam engelleme oranları yüzde 6 seviyesine geldi, toplamda 2,1 milyon kullanıcı reklamları engelliyor.

Kaynak: http://bit.ly/1KfBKxV

Büyük Veri (Big Data) hakkında doğru bilinen 5 yanlış…

Büyük Veri (Big Data) hakkında doğru bilinen 5 yanlış…

Halkla ilişkiler ve sosyal medya ajansı Dijital Kalem’in basın iletişimi hizmeti sunduğu ve Dünyanın önde gelen eposta, kişisel ürün tavsiye, sosyal ve mobil pazarlama çözüm sağlayıcılarından biri olan Avusturya merkezli Emarsys’in Türkiye Ülke Müdürü Murat Erdör, pazarlama ve satış departmanları başta olmak üzere şirketlerin müşteriye dokunan tüm departmanlarının sahip oldukları verilere ve kullanımlarına dair doğru bildikleri yanlışları açıkladı.

Pazarlama ve satış departmanları büyük veriyi doğru mu tanıyorlar ve kullanıyorlar?  Erdör’e göre, büyük verinin kullanımına dair doğru bilinen 5 temel yanlış bulunuyor… 

Yanlış: “Büyük veriyi sadece veri mühendisleri işleyebilir”

Büyük veri, yapısı gereği teknolojik altyapı ve bilişim bilgisi gerektirdiğinden ilk aşamada elde edilen verinin toplanması, depolanması, analiz edilmesi ve işlenmesi gibi adımlarda veri mühendisleri ya da yazılımcılar rol alacaklardır. Bu kaçınılmaz. Ancak elde edilen bu ham verinin gerekli şekilde işlenebilmesi için şirketlerin DNA’sını bilen iyi pazarlamacılara, stratejistlere ve danışmanlara ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

Yanlış: “Düzensiz ve gereksiz verileri çöpe atalım”

Pazarlama uzmanlarının yıllar içerisinde farklı kanal ve yollarla topladıkları veriler, ilk bakışta dağınık, düzensiz ve anlamsız gibi gözükebilir. Birçok kurum, dağınık olan bu verilerin tamamını çöpe atmakta ve işe sil baştan başlamaktadır. Buradaki en önemli nokta tüm bu yığın içerisinden kullanılabilecek ve verimli hale getirilebilecek verileri bulmaktır.

Yanlış: “Büyük veriyi sadece IT toplar, pazarlama departmanları kullanır”

Segmente edilmiş verileri sadece pazarlamanın kullanacağını düşünmek doğru değildir. Büyük veri, pazarlamacılara olduğu kadar satış ekiplerine de gerçek zamanlı olarak, hangi müşterinin, hangi ürünü kullandığına dar bilgiler sunabilir. 

Yanlış: “Büyük veriyi kullanmak için pazarlamanın 4P’si bana yeter.”

Bu yeni kavramı ve oluşumu, klasik pazarlama yöntemleri ile yönetmek doğru mu? Bu pek mümkün gözükmüyor. İşin duayenleri, bir adım öteye geçerek 4P’nin karşısına çoktan 4V’yi çıkardılar bile; Volume (Hacim), Velocity (Hız), Variety (Çeşitlilik), Veracity (Gerçeklik). 

Yanlış: “Kendi verimi kendim toplarım, başkasına ihtiyacım yok”

Birçok kurum ve pazarlama departmanı sadece kendi topladığı veriyle kısıtlı kalabiliyor. Ancak verimliliği ve karlılığı artırmak adına elinde veri olan ve uygun olabileceğini düşündüğünüz kurumlarla anlaşmalar yapılması, farklı çözümler üretilmesine de kapı açabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, yeni alınacak ve kullanılacak verinin, hizmet alanına ve ulaşılmak istenen hedefe uygun olmasıdır.

 

Dijital Reklamcılık 2016’da TV Bütçesini Aşacak

comScore’un son raporuna göre dijital reklamcılığın geliri 2014 yılında 49,5 milyar dolar olarak gerçekleşti ve bu da 2013’e göre yüzde 16 artışa karşılık geliyor. Buna ek olarak 2015’in ilk çeyreğinde dijital reklamcılığın geliri 13,3 milyar dolar olarak gerçekleşti ve bu da bir örnceki yıla göre yüzde 16 artışa karşılık geliyor.

TV reklam harcamalarının yüzde 80’ine denk

Dijital reklamcılık bütçesi şimdiden TV reklam harcamalarının yüzde 80’ine ulaştı ve comScore’a göre 2016 TV bütçesini geçecek. Elbette bu TV reklamcılığının sonu anlamına gelmiyor.

Facebook reklamlardan yılda yaklaşık 3 milyar dolar kazanıyor

comScore kurucu ortağı Gian Fulgoni gereksiz paniğe neden olmamak için şu açıklamayı yaptı: “Televizyon reklamcılığının küçüldüğüne dair bir kanıt yok.” Fulgoni aynı zamanda Facebook’un dijital reklam Pazar payındaki büyümesinden özellikle etkilendiğini belirtti. Facebook Çarşamba günü yaptığı açıklamada ikinci çeyrek gelirini 968 milyon dolarak açıkladı ve böyle Wall Street’in öngörüsünü 8 milyon dolar geride bıraktı.

1

Telefonda her 5 dakikadan 1’i Facebook’a ait

Facebook İşletme Genel Müdürü Sheryl Sandberg konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “İnsanlar mobil cihazları ve Facebook uygulamasında daha fazla zaman geçiriyor.” İnsanlar akıllı telefon başında geçirdikleri her 5 dakikadan en az bir dakikayı ve daha fazlasını Facebook’a ayırıyor.

Facebook geleceğin reklam kralı

Fulgoni de Sandberg’in kaldığı yerden devam ederek dijital reklamcılığın, özellikle de sosyal medya reklamlarının hem TV hem de arama motoru reklamcılığı karşısında artan rekabet gücünü şöyle yorumluyor: “Facebook video yayınlarından daha fazla para kazanmaya başladıkça çok ilginç şeyler ve bunu görmek için sabırsızlanıyorum. Bence önlerinde büyük fırsatlar var.”

comScore’a göre dijital reklamcılığın en hızlı büyüyen kategorileri mobil reklam ve video reklamlar. Bu iki format statik bannerlarla ve diğer ekran reklamlarıyla birlikte (display ads), ancak arama motoru reklamları hariç (çok önemli bir nokta) sadece 2014 yılında 26 milyar dolar gelir sağladı.

Kaynak: EticaretMag

Y kuşağını anlayamayan şirketler ve markalar, Z kuşağına dokunamayacak.

Y kuşağını anlayamayan şirketler ve markalar, Z kuşağına dokunamayacak.

Dünyanın önde gelen kişisel ürün tavsiye, e-posta, sosyal ve mobil pazarlama çözüm sağlayıcılarından biri olan Avusturya merkezli Emarsys’in Ülke Müdürü Murat Erdör, iş dünyası ve markalar için büyük önem taşıyan ve 2020 yılı itibariyle harcama gücünün büyük bölümüne sahip olacak Y kuşağının davranış kalıplarını ve beklentilerini açıkladı. Günümüz pazarlama sektöründe nesillerin X, Y ve Z kuşağı olarak kategorize edildiğini belirten Murat Erdör, Y neslinin davranışlarını, özelliklerini ve beklentilerini anlayamayan şirketlerin, teknolojinin içine doğan Z kuşağına dokunamayacaklarını ifade etti.

Y kuşağının markaları kendilerinin bir yansıması olarak gördüğünü belirten Murat Erdör, Dünya nüfusunun %25’ini, Türkiye nüfusunun ise %35’ini oluşturan Y kuşağı tüketicilerinin yaklaşımlarını şu şekilde sıraladı:

  1. Çabuk sıkılan ve kararları hızlı değişkenlik gösteren Y kuşağı için alışveriş, ihtiyaçların temin edilmesinden çok sosyal bir aktivite olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla, markaların Y nesline eğlenceli alışveriş imkanı sunması önem taşıyacak.
  2. Sosyal medya, web siteleri, arama motorları, arkadaşların önerileri, aile ve ürün inceleme web siteleri, Y kuşağının satın alma davranışlarını etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bu durum, müşteri memnuniyeti sağlamayı öncelik olarak gören firmaların, WOM (ağızdan ağıza pazarlama) etkisinden faydalanmayı sürdüreceklerini ortaya koyuyor.
  3. Y kuşağı üyelerinin %50’si arkadaşlarının onaylamadığı bir ürün ya da hizmeti satın almayacaklarını belirtiyor. Kuşak, çevresindekilerin önerilerine kulak verirken aynı zamanda çevresinde bulunan diğer bireylerin de satın alma davranışlarını etkiliyor.
  4. Güvenilirliğe ve şeffaflığa önem veren Y kuşağı tüketicileri, teknoloji ve bilgiye oldukça hâkim olmaları dolayısıyla sürekli sorguluyor ve araştırıyor.
  5. Y kuşağının %95’i düzenli olarak akıllı telefon kullanıyor ve internette diğer kuşaklardan çok daha fazla zaman harcıyor. Y kuşağının internet popülasyonu içindeki oranı yüzde 55’in üzerinde. Bu oranlar, mobil web sayfası ve mobil aplikasyonlara sahip olan şirketlerin ve markaların rekabette öne çıkacağını gösteriyor.
  6. Y kuşağı, deneyimledikleri ürün ya da hizmetler hakkında yorum yaparak şikayet ya da memnuniyetlerini belirtmeyi seviyor.
  7. Y kuşağı, e-posta ve SMS ile iletişim kurmayı yüz yüze görüşmeye tercih ediyor. Dolayısıyla, kişiye özel iletiler gönderen markalar müşteri bağlılığı yaratacak.
  8. Fikirlerine değer verildiğini görmek Y kuşağının kalbini kazanmakta büyük önem taşıyor.
  9. Y kuşağı için herhangi bir markanın online satış özelliğinin bulunmamasını büyük eksiklik olarak görüyor.
  10. Özgür ve dahil edildiğini hissettiren, çok yönlü, basit, net, kolay anlaşılır, dürüst, şeffaf, samimi ve faydacı yaklaşımlar, Y kuşağına dokunan noktalar arasında öne çıkıyor.

Sosyal medyada gerçek bir fenomen nasıl olunur?

Sosyal medyacı olduğunuzu öğrendiğinde insanların ilk soru “fenomen nasıl olunur?” ya da “ben nasıl fenomen olabilirim?” oluyor bu soruya ilk aklıma gelen birkaç şeyi söylüyorum ama Üniversitede derslerimde saatlerce anlatıyorum ama bir yazı ile anlatmakta fayda var. Şimdi diyebilirsiniz ki hocam iyi güzelde siz kendiniz ne kadar fenomensiniz? Bu soruya şunu söylerim teknik direktörler ne kadar futbolcu ise bende o kadar fenomenim illa sahaya çıkıp oynamasanız da o şeyi iyi bilebilirsiniz. Öğrencilerim arasında en az 5 tane fenomen çıkarttım ve onların başarı hikayelerini görmek beni mutlu etmeye yetiyor. Şimdi fenomenliğe adım atarken neler yapılması gerektiğini sıralayalım.

Instagram için En İyi 5 Yardımcı Araç

Mutlaka Eğitim Alınmalı

Sosyal medya ile ilgili kitaplar okuyun, konferanslara katılın, sertifika eğitimleri alın ama başka sosyal medya uzmanları ile mutlaka bir şekilde etkileşime geçin, kafanızı takılan soruları sorabileceğiniz kontaklarınız olsun. Hiç olmadı youtube’dan izleyin ama sosyal medya felsefesine dair bilgiler edinin.

Kişisel Markalaşma Olmazsa Olmaz

Kişisel markalaşma uzun ve teknik bir konu ama özü itibariyle kendinize özgün bir logo belirleyin, taci kalkavan örneğinde olduğu gibi davalık olmamak adına telif gerektiren görseller seçmeyin, öte yandan tüm sosyal ağlardan aynı url uzantısını alın mesela beni heryerde    sosyalağ/saidercan şeklinde bulabilirsiniz. Tüm sosyal ağlardaki isimlerinizi alın ve fenomen olacağınız alanı seçin, video fenomeni olmak için vine, fotoğraf fenomeni olmak için instagram, gündem fenomeni olmak için twitter, yazar olmak için facebook hesaplarınıza ağırlık vermelisiniz. Bir konu belirlemekte önemli, moda, siyaset, gezi, sosyal medya neyse o alanda içerik girmek fenomen olmanızı ve o alanda markalaşmanızı hızlandıracaktır.

Sosyal medya araçlarını iyi kullanın

Sosyal medya hesaplarınızı duyurmak, daha iyi kullanmak, takipçilerinizi arttırmak için bazı araçlar vardır, bu araçları iyi kullanmalı ve bilmelisiniz. Klout puanınızı hızlıca yükseltmeli, hesaplarınızı çalan yerli takipçi arttırma sitelerinden uzak durmalısınız, manageflitter, tweepi gibi sosyal ağları, starmetre, socialbakers gibi metrikleri takip etmelisiniz. Tweetdeck gibi uygulamalar üzerinden arkadaşlarınızla paslaşmalı onların desteğini almalısınız ya da proje yan hesaplarla kendinize destek sağlamalısınız.

İyi bir blogçu olun

Hangi sosyal ağda fenomen olursanız olun, iyi bir blogçu olun, örnek verelim, fenomenyus diye bir fenomen ismi belirlediniz bunun fenomenyus.com’u nu alıp bloglamaya başlamalısınız yine diğer blogları günlük takip etmelisiniz ( webrazzi.com, sosyalmedyahaber.com vb ) gündemi haberleri takip etmelisiniz. sosyal medyada paylaştığınız bir content mikro içeriktir oysa blogladığınızda makro content üretmiş olursunuz ve bu sizi arama motorları tarafında da saygın ve bilinir hale getirir.

Kendinize bir tema misyon belirleyin

Aslında bir yayın politikası belirlemek de diyebiliriz yani bir duruşunuz bir yayın diliniz bir temanız olsun. Mesela ressam bob örneğinde ya da para ali fenomen örneğinde olduğu gibi, biri belki şurada x vardır tarzı bir yayın ile hareket ediyor para ali ise zenginlik ve fakirlik üzerinden bir yayın içeriği belirlemiş. Sosyal sorumluluk noktasında duyarlı olun ve çeşitli yardım faaliyetlerine öncülük etmeye çalışın

Sosyal Medyayı İyi Kullanın Sanata Dönüştürün

İçerik kalitesini arttırın, takipçilerinizin beğenmediği tepki etkileşim vermediği contentlerinizi gerekirse silin, çok fazla içerik paylaşıp takipçilerinizi sıkmayın, çok az paylaşım yaparak kendinizi de unutturmayın, gündem ile ilgili unique içerikler girmeye çalışın, görseli ve videoyu mümkün olduğunda kullanın, özel günleri kutlamayı ihmal etmeyin, içerik takvimi oluşturun, gündem hashtaglarını değerlendirin, bunlarınm popülerliği üzerinden adınızı daha çok insana duyurma imkanı elde edebilirsiniz. Öte yandan diğer sizin gibi fenomen olmak isteyenlerle dayanışma içinde olun onları like’layın, destek olan emin olun karşılık vereceklerdir.

Kaynak: http://bit.ly/1fCqGTb

Emarsys Türkiye, halkla ilişkiler ajansını seçti.

Emarsys Türkiye, halkla ilişkiler ajansını seçti. 

Dünyanın önde gelen kişisel ürün tavsiye, e-posta, sosyal ve mobil pazarlama çözüm sağlayıcılarından biri olan Avusturya merkezli Emarsys, halkla ilişkiler ajansını seçerek, Ajans Dijital Kalem ile çalışmaya karar verdi. 2000 yılında Viyana’da kurulan ve dünyanın önde gelen “Müşteri Zekası Yönetimi”, “Kişiselleştirilmiş Ürün Tavsiye Sistemleri” ve “Pazarlama Otomasyonu” çözüm sağlayıcılarından Emarsys, tüm basın iletişimi ve halkla ilişkiler faaliyetleri için Ajans Dijital Kalem’den destek alacak.

Müşterilerinin beklenti ve ihtiyaçlarına en iyi çözümü sunmayı, hedefe yönelik somut iletişimin hayat bulduğu tüm alanlarda hizmet vermeyi ve etkin iletişim çözümleri geliştirmeyi hedefleyen Dijital Kalem, geleneksel ve dijital basın iletişimi yönetimi, medya ilişkileri, sosyal medya iletişimi yönetimi, dijital pazarlama (epostalama, Real Time Bidding, SEO, blog tasarımı ve içerik yönetimi), iletişim danışmanlığı, kişiye özel PR ve etkinlik yönetimi alanlarında hizmet veriyor.

İnternet 2017’de dünya reklam pazarının üçte birinde en büyük mecra olacak

Zenith Optimedia’nın yeni Reklam Harcamaları Bülteni (Advertising Expenditure Forecast)’ne göre internet 2017 yılında, global reklam harcamalarının %28’ini temsil eden 12 kilit pazrda en büyük iletişim kanalı olacak. Bu pazarların dördünde internet reklamcılığı toplam reklam harcamalarının yarısından fazlasını oluşturacak. Global olarak internet televizyonun arkasından ikinci sırada yer alsa da bu iki medya aracı arasındaki bu yıl %11 olan pazar payı farkı 2017 yılında %4’e inecek.

İnternet geçen yıl itibarı ile hali hazırda yedi pazarda – Avustralya, Kanada, Danimarka, Hollanda, Norveç, İsveç ve İngiltere Birleşik Krallık- hakim medya konumundaydı ve 2017 yılında diğer beş başka pazarı da- Çin, Finlandiya, Almanya, İrlanda ve Yeni Zelanda- hakimiyeti altına alacak. Bu yıl internetin Pazar payı İngiltere Birleşik Krallık’ta %50’yi aşacak, Danimarka ve İsveç’te gelecek yıl Çin’de ise 2017 yılında bu rakamlara ulaşılacak.

Mobil reklamcılık, hem internet pazar payındaki büyümede hem de global reklam harcamaları konusunda itici güç konumunda
İnternet pazar payının büyümesi konusundaki ana itici güç mobil reklamcılık.  2014-2017 yılları arasındaki öngörülerimizde mobilin global reklam harcamalarındaki payını %50 oranının üzerinde arttırarak %5.1’den %12.9’a yükselteceğini görüyoruz. Tüm diğer medya araçları mobile pay kaptırırken masa üstü internetin payı 2014 için %19.3 iken 2017 yılında %19.4 olarak istikrarını koruyacak.  Mobil aynı zamanda tüm pazarın büyümesinin arkasındaki güç ve 2014-2017 yılları arasında global reklam harcamalarının büyümesine %70 oranında katkı sağlayacak.

Global reklam harcamalarında 2015 yılı için %4.2 oranında büyüme 
ZenithOptimedia 2015 yılında global reklam harcamalarının %4.2 oranında büyüyerek 531 milyar Amerikan Doları tutarına ulaşacağını ve bu oranın Rio’daki 2016 Yaz Olimpiyatları ile Amerikan Başkanlık Seçimleri’nin de etkisiyle 2016 yılında %5 büyüme oranına ulaşacağını öngörmektedir.  Reklam harcamaları büyüme oranı bu olayların yokluğu nedeni ile 2017 yılında bir miktar yavaşlayarak  %4.3 oranında gerçekleşecektir.

2015 ve 2016 yılı için reklam harcaması büyümesi oranlarındaki öngörülerimizi kademeli olarak sırasıyla 0.2 ve 0.3 oranında düşürdük. Bunun nedeni kısmen Amerikan Doları’nın diğer daha hızlı büyüyen ülkelerin para birimleri karşısındaki gücü nedeniyle bu ülkelerin global toplama olan katkısını düşürmesi kısmen ise Latin Amerika’daki zayıflamadır.

Latin Amerika yavaşlamaya rağmen reklam büyümesindeki temel etken olma pozisyonunu koruyor 

Latin Amerika  petrol ve diğer ihraç ürünlerinin fiyatlarındaki düşüş ve Brezilya ekonomisinin ilk çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre %1.6 oranında küçülmüş olmasından dolayı baskı altındaydı.  2015 yılı için Latin Amerika reklam harcamalarındaki büyümeye dair öngörülerimizi  %11.4’ten % 8.4’e çekerek %3 oranında düşürdük. 2014-2017 arasındaki tüm bülten dönemi için Latin Amerika’nın büyüme oranlarındaki öngörülerimizi bir yılan diğer yıla %12’den % 6.9’a küçülttük. Latin Amerika halen dünyanın en hızlı büyüyen bölgelerinden biri ve reklam harcamaları büyümesindeki ana etkenlerden biridir.  Halen 2014-2017 yılları arasında yılda %8-%9 oranında artışla Arjantin, Uruguay ve Venezuela’dan çift haneli yıllık büyüme oranları gelmesini ve bu ülkeleri Kostarika, Meksika ve Panama’nın yakın rakamlarla takip edeceklerini bekliyoruz.

En hızlı büyüme hızlı Asya pazarlarından geliyor
Reklam harcamaları oranındaki en hızlı büyüme “Hızlı Asya” diye tabir ettiğimiz Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Pakistan, Filipinler, Tayvan, Tayland ve Viatnam’ı içine alan bölgeden geliyor. Bir yandan en iyi iş modellerini ve teknolojileri benimserken diğer yandan da yatırımcılardan gelen hızlı fon akışından faydalandıkları için ekonomileri olağanüstü hızlı büyüyor. Bu bölge global reklam harcaması büyümesinin ana motoru durumunda ve 2014-2017 yılları arasında yıllık %9.1 oranıyla büyüyeceklerini öngörüyoruz.  Bölgenin yıldızları bu dönem içinde çift haneli rakamlarla büyüyeceklerini öngördüğümüz Hindistan, Endonezya, Filipinler ve Vietnam.

Hala risk bulunsa da da Euro Bölgesi güçlenmeye devam ediyor
Euro Bölgesi ekonomisi genel olarak düşük petrol fiyatları ve Avrupa Merkez Bankası’nın miktarsal kolaylık programı sayesinde son birkaç ay içerisinde güçlendi.  Euro Bölgesi büyük bir petrol ithalatçısı ve petrol fiyatlarındaki düşüşler tüketiciler üzerinde bir vergi indirimi etkisi yaparak birikimlerini başka alanlarda harcamalarını sağladı. Ekonomik uyaran reklam pazarına doğru yöneldi ki biz de bu pazarın daha önceki bültenimizde öngördüğümüz %1.6 oranındaki büyümesinin bu yıl %2 olarak gerçekleşeceğini öngörmekteyiz.

Çoğu doğru istikamete doğru yol aldıkları halde henüz tüm Euro Bölgesi pazarlarının iyileşme sürecinde olduğu söylenemez.  Bu yıl Finlandiya için %0.3 bir düşüş takip eden 2016 yılında ise %1.6’lık bir artış öngörüyoruz. Fransa içinse öngörülerimiz bu yıl %0.4 oranında bir düşüşü takiben 2016 yılında % 0.1 oranında düşüş.

Yunanistan 2014 yılında %7.9 oranıyla güçlü bir iyileşme yaşamıştı ancak Syriza hükümetinin seçimi ve alacaklıları ile olan endişe verici pazarlıkları bu iyileşmeyi sona erdirdi. Yunantistan’ın 2015 için büyüme oranını sadece %0.5 olarak öngörmekteyiz. Açıkçası Yunanistan’ın borç görüşmelerinin borçların ödenmemesi veya Euro Bölgesi’nden çıkışla sonuçlanması halinde bu öngörüde çok büyük bir aşağı doğru risk bulunmaktadır.

Kaynak: Marketing Türkiye, http://bit.ly/1SkmSCM

Ajans Dijital Kalem’e yeni iş ortağı…

Ajans Dijital Kalem’e yeni iş ortağı…

Müşterilerine halkla ilişkiler, sosyal medya yönetimi ve basın iletişimi hizmetleri sunan Ajans Dijital Kalem, portföyüne yeni bir markayı ekledi. Ajans; bel ve boyun hastalıkları ile ilgili tüm konservatif tedaviler, girişimsel ağrı tedavileri ve cerrahi tedavi seçeneklerini, bilim dünyasında uygulanan en son yöntemlere paralel olarak sunan Marmara Ağrı Merkezi ile çalışmaya başladı.

İş ortaklarının beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, hedefe yönelik somut iletişimin hayat bulduğu tüm alanlarda etkin iletişim çözümleri geliştirmeyi hedefleyen Ajans Dijital Kalem, uluslararası ve yerli müşteri portföyüne dünyadaki iletişim standartlarıyla paralel hizmet sunuyor.

2015 Sonunda Küresel E-Ticaretin Yüzde 40’ı Mobilden Yapılacak

Performans pazarlama teknolojileri şirketi Criteo, Türkiye özelinde verilere de yer verdiği “2015 İkinci Çeyrek: Mobil Ticaretin Durumu” (Q2 2015 State of Mobile Commerce Report) başlıklı raporunu yayınladı. Rapora göre, e-ticarette mobil alışverişin yüzde 50’si mobil uygulamalarla yapılıyor ve mobil uygulamaların performansını da öncelikle kullanıcı deneyimi belirliyor. Criteo raporu, aynı zamanda e-ticaret işlemlerinin yüzde 40’ının artık birden çok cihazı kapsadığını gösteriyor.

Akıllı telefonlar ve mobil uygulamalar kral

Rapora göre büyük ekranlı telefonlar hızla yaygınlaşıyor ve bu noktada insanlar tabletlerden çok akıllı telefonlardan alışveriş yapıyor. Ayrıca müşteriler mobil cihazlardan alışveriş yaparken mobil siteler kadar mobil uygulamaları da tercih ediyor. Mobil sitelerini mobil uygulamalarla destekleyen e-ticaret şirketleri önümüzdeki yıllarda daha çok satış yapacak.

Criteo’nun toplamda 160 milyar dolardan fazla küresel satışa karşılık gelen 1,4 milyar bireysel e-ticaret işlemini temel alarak analiz ettiği kişisel verilere dayanan raporun ana bulguları şöyle:

  • Mobil ticaret büyümeye devam ediyor: Amerika’daki mobil satın alma işlemleri, ülkedeki tüm e-ticaret işlemlerinin yüzde 30’undan fazlasını oluşturuyor ve bu oranın yıl sonuna kadar Amerika özelinde yüzde 33’e, dünya genelinde ise yüzde 40’a ulaşması bekleniyor. Söz konusu mobil satın alma işlemlerinin başında moda, lüks mallar ve seyahat kategorileri geliyor. Bu kategorilerdeki her üç satın alma işleminin biri artık mobil cihazlar üzerinden yapılıyor.
  • Türkiye’de masaüstü önde: Rapora göre Türkiye’deki e-ticaret işlemlerinde mobil cihazların payı yüzde 18 iken masaüstü cihazların payı yüzde 82 civarında seyrediyor. Dönüşüm oranları ise mobil cihazlar için yüzde 1,1, masaüstü için yüzde 3,1 olarak görülüyor.
  • Mobil için optimize edilmiş web siteleri kazanıyor: Mobil için optimize edilmiş web siteleri yüzde 3,4’lük dönüşüm oranı sağlarken, mobil optimizasyonu olmayan sitelerde bu oran yalnızca yüzde 1,6 civarında seyrediyor.
  • Türkiye’de akıllı telefonlar, tabletlerin önünde: Türkiye’de akıllı telefonlar ile yapılan satışların oranı yüzde 13,7 iken, bu satışlarda Android telefonların oranının yüzde 10,2 ve iPhone’ların oranının yüzde 3,4 olduğu görülüyor. Tabletlerle yapılan satışların oranı ise yüzde 3,8 iken, bu satışlarda Android tabletlerin payının yüzde 1,3 ve iPad’lerin payının yüzde 2,5 olduğu anlaşılıyor.

3

Kaynak: www.criteo.com/mobile-commerce-report/