Genel

Emlak arayışında İzmir ikinci sırada.

Türkiye’nin 3. büyük şehri İzmir, emlak sektöründe İstanbul’un alternatifi olma yolunda hızla ilerliyor. Halkla ilişkiler ve sosyal medya ajansı Dijital Kalem’in PR ve basın iletişimi hizmetleri sunduğu Milliyetemlak.com’un EN’deks verilerine göre İstanbul’dan sonra en çok emlak arayışının yapıldığı 2. il olan İzmir’de; yılın 2. yarısında Bornova, Bayraklı ve Çeşme emlakta en çok kazandıran bölgeler olacak.

Türkiye’nin ilk emlak sitesi Milliyetemlak.com’un her ay açıkladığı EN’deks verilerine göre, temmuz ayında İstanbul’dan sonra ülke genelinde en çok emlak araması yapılan il İzmir oldu. İzmir’de emlak arayışları ağırlıklı olarak masaüstü platformlardan yapılırken, erkekler daha fazla emlak aradı. İzmir’deki emlak arayışlarının %54’ünü erkekler, %46’sını kadınlar gerçekleştirilirken, en çok kiralık konut ilanı arandı. Kiralık konut arayışları temmuz ayında bir önceki aya oranla %30 artış kaydetti.

İzmir’de ofis yatırımları kazandıracak

Milliyetemlak.com EN’deks verilerine göre, İzmir’de yılın 2. yarısında gelişme kaydedecek noktalar Yeni Kent Merkezi olarak adlandırılan Bayraklı ilçesini, Bornova’nın bir bölümünü ve Konak’ın bir bölümünü kapsayan bölge özellikle ofis yatırımlarında kazandıracak. Konut alanındaki gelişim ise Çeşme, Urla gibi yazlık bölgelere yakınlığı dolayısıyla Narlıdere ve markalı konut projelerinde öne çıkan Mavişehir bölgesinde olacak. Çeşme ise konut alanında gelişimin en yoğun olduğu ilçelerden biri olmayı sürdürecek.

İzmir emlak sektörünün parlayan yıldızı

İzmir’in ekonomisi ve turizm potansiyeliyle emlak sektörünün gözbebeği ili olduğunu belirten Milliyetemlak.com Genel Müdürü Müge Seymen; “Milliyetemlak.com EN’deks verilerinde İzmir; gelişen ekonomisi, artan nüfusu ve yükselen turizm potansiyeliyle son yıllarda emlak sektörünün parlayan yıldız illerinden biri olarak öne çıkıyor. Pek çok projenin hayat bulduğu İzmir, özellikle İstanbul ile mesafesini 3.5 saate indirecek otoyolun tamamlanmasıyla yılın 2. yarısında emlak sektöründe daha da değer kazanacak illerin başında geliyor. İzmir’de üniversiteler ilçesi olan Bornova, nitelikli konut projelerinin yoğunlaştığı Yeni Kent Merkezi, Bayraklı ve Çeşme emlakta en çok kazandıran ve önümüzdeki dönemde daha da kazandıracak bölgeler arasında yer alacak.” dedi.

Hızlı dönüşüme ayak uydurmak

Hızlı dönüşüme ayak uydurmak

Yıllar yıllar önce, tek dünya gerçekliği ile yaşamımızı sürdürüyor, kimliğimizi veya ürettiğimiz ürün ve hizmetleri bu dünya üzerinden etkileşim halinde olduğumuz bireyler ya da kitlelerle buluşturuyorduk. Tüketicikurum ilişkisi veya çalışan-işveren ilişkisi daha net çizgilerle belirgin durumdaydı. Ancak geride bıraktığımız 10 yıllık süreçte öncelikle internetin, ardından internetin en çok vakit geçirilen alanı olan sosyal medyanın fikirlerimizi, alışkanlıklarımızı ve satın alma davranışlarımızı etkilediği yeni bir dönemin başladığına tanık olduk. Bu yeni dönemde, web dünyası ve sosyal ağlar aracılığıyla yakın çevremizi kısacası kendi evrenimizle olan iletişimimizi dönüştürürken, tüketici kimliğimizle de kurumların sunduğu ürün ve hizmetleri şekillendirmeye başladık. Diğer bir deyişle, kurumları, markaları, ürün ve hizmetlerini izlemeye başladık. Kurum felsefelerini derinden etkilediğimiz şirketler dahi oldu. Artık her sabah gözlerimizi açtığımız dünyanın dışında, tüketici, çalışan, öğrenci ve birçok benzeri kimlikle kişisel veya kurumsal itibarınızı düzenlemeye çalıştığımız farklı bir dünyaya daha tabiyiz. 

Yeni dünyada şirketlerden beklentiler…

Bu yeni dünyanın şirketlerin iletişim politikalarında nasıl bir dönüşüm sağladığına göz attığımızda, dijital alan, bir anda şirketlerin hedef kitleleri ile zaman ve mekandan bağımsız olarak yüz yüze geldiği bir alan haline dönüştü. Müşteri sadakati, memnuniyeti ve sürdürülebilirliği özellikle sosyal medya ağlarıyla birlikte hayati öneme sahip bir hal aldı. Bu etkili iletişim ağının gücünü fark eden şirketler, web dünyasını ve sosyal medya ağlarını etkin şekilde izlemeye, bu dijital alan üzerinden de mevcut ve potansiyel müşterilerine ulaşmaya başladı.

Bu gerçekliğin aksine, sosyal medyanın yeni müşteri hizmetleri kanalı olduğunu fark etmeyen birçok marka ise, günümüzde bu alanın dışında kalmaya ya da profesyonel destek almadan kendi yöntemleriyle hedef kitlelerine ulaşmaya çalışıyor. Ancak, bilinçlenen tüketiciye ulaşmanın zorlaştığı günümüzde, geleneksel sosyal medya yönetimi yöntemleri kullanan yani mevcut hesaplarını kendi çabasıyla yönetmeye çalışan ve alanında uzman olmayan çalışanlarının sorumluğuna sunan kurumların işinin daha da zorlaştığına tanık oluyoruz.

Neden dijital alan?

Müşteri portföyünü genişletmek, potansiyel müşterilerine ulaşmak, markasını, ürün ve hizmetlerini tanıtmak kaygısını taşıyan kurumlar için halkla ilişkiler, reklam ve geleneksel pazarlama çalışmaları büyük önem taşıyor. Ancak bir yandan da dijital dünyanın bireylerin sosyal kimliklerini ve satın alma davranışlarını etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Daha da derine inersek, tüketicilerin bir ürünü veya hizmeti almadan önce internette fiyat taraması yaptığı, karşılaştırdığı, diğer kullanıcıların yorumlarını okuduğu ve ardından satın alma kararı verdiği bir dönemdeyiz. Tüm bu gerçekler, markaların şeffaflaşmalarını beraberinde getiriyor. Diğer bir deyişle, kurumların online mecralarda hedef kitlelerine ulaşmalarını ve sürekli etkileşim halinde olmalarını gerekli kılıyor.

Hızlı dönüşüme ayak uydurmak

Hızlı dönüşüme ayak uydurmak

Yıllar yıllar önce, tek dünya gerçekliği ile yaşamımızı sürdürüyor, kimliğimizi veya ürettiğimiz ürün ve hizmetleri bu dünya üzerinden etkileşim halinde olduğumuz bireyler ya da kitlelerle buluşturuyorduk. Tüketicikurum ilişkisi veya çalışan-işveren ilişkisi daha net çizgilerle belirgin durumdaydı. Ancak geride bıraktığımız 10 yıllık süreçte öncelikle internetin, ardından internetin en çok vakit geçirilen alanı olan sosyal medyanın fikirlerimizi, alışkanlıklarımızı ve satın alma davranışlarımızı etkilediği yeni bir dönemin başladığına tanık olduk. Bu yeni dönemde, web dünyası ve sosyal ağlar aracılığıyla yakın çevremizi kısacası kendi evrenimizle olan iletişimimizi dönüştürürken, tüketici kimliğimizle de kurumların sunduğu ürün ve hizmetleri şekillendirmeye başladık. Diğer bir deyişle, kurumları, markaları, ürün ve hizmetlerini izlemeye başladık. Kurum felsefelerini derinden etkilediğimiz şirketler dahi oldu. Artık her sabah gözlerimizi açtığımız dünyanın dışında, tüketici, çalışan, öğrenci ve birçok benzeri kimlikle kişisel veya kurumsal itibarınızı düzenlemeye çalıştığımız farklı bir dünyaya daha tabiyiz. 

Yeni dünyada şirketlerden beklentiler…

Bu yeni dünyanın şirketlerin iletişim politikalarında nasıl bir dönüşüm sağladığına göz attığımızda, dijital alan, bir anda şirketlerin hedef kitleleri ile zaman ve mekandan bağımsız olarak yüz yüze geldiği bir alan haline dönüştü. Müşteri sadakati, memnuniyeti ve sürdürülebilirliği özellikle sosyal medya ağlarıyla birlikte hayati öneme sahip bir hal aldı. Bu etkili iletişim ağının gücünü fark eden şirketler, web dünyasını ve sosyal medya ağlarını etkin şekilde izlemeye, bu dijital alan üzerinden de mevcut ve potansiyel müşterilerine ulaşmaya başladı.

Bu gerçekliğin aksine, sosyal medyanın yeni müşteri hizmetleri kanalı olduğunu fark etmeyen birçok marka ise, günümüzde bu alanın dışında kalmaya ya da profesyonel destek almadan kendi yöntemleriyle hedef kitlelerine ulaşmaya çalışıyor. Ancak, bilinçlenen tüketiciye ulaşmanın zorlaştığı günümüzde, geleneksel sosyal medya yönetimi yöntemleri kullanan yani mevcut hesaplarını kendi çabasıyla yönetmeye çalışan ve alanında uzman olmayan çalışanlarının sorumluğuna sunan kurumların işinin daha da zorlaştığına tanık oluyoruz.

Neden dijital alan?

Müşteri portföyünü genişletmek, potansiyel müşterilerine ulaşmak, markasını, ürün ve hizmetlerini tanıtmak kaygısını taşıyan kurumlar için halkla ilişkiler, reklam ve geleneksel pazarlama çalışmaları büyük önem taşıyor. Ancak bir yandan da dijital dünyanın bireylerin sosyal kimliklerini ve satın alma davranışlarını etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Daha da derine inersek, tüketicilerin bir ürünü veya hizmeti almadan önce internette fiyat taraması yaptığı, karşılaştırdığı, diğer kullanıcıların yorumlarını okuduğu ve ardından satın alma kararı verdiği bir dönemdeyiz. Tüm bu gerçekler, markaların şeffaflaşmalarını beraberinde getiriyor. Diğer bir deyişle, kurumların online mecralarda hedef kitlelerine ulaşmalarını ve sürekli etkileşim halinde olmalarını gerekli kılıyor.

Standard Post with Image

The Earth was small, light blue, and so touchingly alone, our home that must be defended like a holy relic. The Earth was absolutely round. I believe I never knew what the word round meant until I saw Earth from space.

As we got further and further away, it [the Earth] diminished in size. Finally it shrank to the size of a marble, the most beautiful you can imagine. That beautiful, warm, living object looked so fragile, so delicate, that if you touched it with a finger it would crumble and fall apart. Seeing this has to change a man.

Read More

Youtube Blog Post

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat. Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ullamcorper suscipit lobortis nisl ut aliquip ex ea commodo consequat.

Read More

Vimeo Blog Post

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat. Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ullamcorper suscipit lobortis nisl ut aliquip ex ea commodo consequat.

Read More