FROM THE BLOG

2015’te adını sıklıkla duyacağımız 7 sosyal medya trendi

Dijital evrende sadece iki ya da üç büyük sosyal ağ olsaydı hem sosyal medya yöneticilerinin hem de pazarlamacıların işi kolaylaşırdı. Ancak özellikle son iki yıllık süreçte dijital ekosistem gittikçe genişledi. Böylece markaların karşısına çıkan zorluklar da çeşitlendi. Şimdi markalara düşen güncel gelişmeleri ve trendleri takip ederek ayaklarının üzerinde durmak ve kalıcı olacak gibi görünen trendlere yatırım yapmak.

İşte 2015/2016 döneminde sosyal medya sektörünü etki altına alması beklenen yedi trend:

S-commerce (Sosyal ticaret)

Twitter ürün kartlarının ve Pinterest’teki yenilikçi kampanyaların ortaya çıkmasıyla 2014 yılından bu yana S-commerce’le (sosyal ticaret) ilgili atılan başarılı adımlara şahit olduk. E-ticarete odaklanmış markalar için en büyük yenilik sosyal ağlar aracılığıyla satış rakamlarını artırabilme fırsatı veren S-commerce. Geçtiğimiz yıl Facebook ve Twitter “Satın al” butonuyla onlinekanallardan alışveriş yapan tüketiciler için satın alma sürecini kolaylaştırmak adına harekete geçmişti. Sosyal ağları kullanan kişi sayısı, bu ağların büyüklüğü ve ulaştıkları muazzam büyüklükteki kitle düşünüldüğünde, tüketicilerin bu ağları kullanarak alışveriş yapmasını sağlamak, alınabilecek en doğru karar. Pazarlama ve sosyal ağlar arasındaki işbirliği pazarlamacılar açısından da yüksek potansiyel içeriyor. Ancak bu büyük potansiyelin sunduğu avantajların yanında dezavantajları da olabilir. En büyük risklerden biri sosyal medyada müşteri etkileşimini ve ilişkileri yönetmenin zorluğu.

Mobil devrim

Diğer kanallardan farklı olarak mobil, tüketicinin satın alma sürecinde geçirdiği her anın avantajını kullanıyor ve SMS’ler, uygulama içi ürün tavsiyeleri ve bildirimlerle etkili bir şekilde müşterileri yönlendiriyor. Konum bazlı teknolojilerdeki ilerlemelerden de güç alarak perakendeciler, mobili ve mobiluygulamaları pazarlama çalışmalarının odağına yerleştirerek müşterilerine içerik açısından zengin mesajlarla zamanında ulaşmalı ve birebir iletişim kurmalı. Mobil kullanımının dünya nüfusunun yüzde 93’üne ulaştığı düşünüldüğünde sosyal ağların mobildeki varlıklarını sürekli geliştirmesi ve yenileme çalışmaları yapmaları sürpriz değil. 2015 yılında da markaların dijital pazarlama stratejilerinin kilit noktası, konum bazlı teknolojileri kullanarak müşterilerine anlık, birebir ve içerik açısından zengin mesajlarla ulaşmak olacak.

Sosyal video

Instavid, Vine, Snapchat, Hyperlapse derken sosyal videonun yükselişi hızla sürüyor. Sosyal medya markalar için belli başlı iki fayda sağlıyor. Bunlardan biri markalara görsellikle zenginleştirilmiş cazip hikâyeler anlatma ve ürünlerini bir mesajla birlikte takipçilere sunma fırsatı vermesi. İkincisi ise v-logger ya da da micro-v-loggerlar sayesinde markaların hedef kitlesine mesajın ulaştırılmasını sağlaması. Sosyal videoyu ve kullanıcının ürettiği içeriği pazarlama stratejilerinin bir parçası yapmak isteyen markalar Vine ve Instagram gibi platformları aktif kullanan tüketicilerle iletişime geçmeyi başarmalı.

Çevik pazarlama

2013 yılında SuperBowl oynandığı sırada 15 kişilik sosyal medya ekibiyle her sonuca karşı hazırlıklı olan ve tweet hazırlayan Oreo, bu hamlesiyle gerçek zamanlı pazarlama denince akla gelen ilk markalardan olmayı başarmıştı. Buna benzer bir başka örnek de Kitkat’tan geldi. iPhone 6’ların insanların arka cebinde kırıldığı haberinin yayılmasından yarım saat sonra marka bendgate hashtagini kullanarak kitkat çikolatanın 45 derece açıyla bölündüğünü gösteren bir tweet attı. Çevik pazarlama elbette sadece viral içerik yaratmak demek değil. En önemlisi doğru zamanda doğru platformda doğru içeriği paylaşmak. 2015 yılında günün her dakikası farklı kitleleri hedefleyen çevik pazarlamacılık örnekleriyle karşılaşacağız.

Anonimleşme akımı

Big Data, giyilebilir teknolojiler ya da Herşeyin İnterneti’yle insanların gizlilik anlayışlarının sınırları zorlansa da, Whisper, Ello, Rooms gibi anonim paylaşımların özgürce yapılmasına izin veren platformlara olan talep gittikçe artıyor. Ancak bu platformlara markaların dâhil olup olamayacağı henüz büyük bir soru işareti. Çünkü kullanıcıların anonim kalmayı tercih ettiği bu platformlarda markalarla etkileşime geçmeyi istemeyecekleri tahmin ediliyor.

Özel mesajlaşma uygulamaları (OTT)

Mesajlaşma uygulamaları uzun bir süredir kullanılıyor ancak markalar tüketicilerle etkileşim için henüz onların gerçek potansiyelini keşfetmiş değil. Bu mesaj uygulamalarının güzelliği sundukları çeşitlilikte ve farklı içerik formatlarında yatıyor. Birçok insanın hayatında önemli yer tutan bu mesajlaşma uygulamaları 2015 yılında da yavaş yavaş birçok markanın gözdesi haline gelecek. Markalar bu uygulamaları sosyal medya pazarlamalarının bir parçası yapacak ve sofistike kampanyalar yaratacaklar.

Entegre sosyal reklamcılık

Snapchat’in ilk reklamı, Instagram’da yayınlanmaya başlayan video reklamlar,auto-play fonksiyonuyla çalışan Facebook reklamları ve Twitter kartları ile 2014’te başlayan sosyal reklamcılık trendi, 2015 yılında da devam edecek. Bunun yanı sıra markaların veri tabanları ve omnichannel stratejiler bir araya getirilerek ortaya çıkan yepyeni entegre sosyal reklam çalışmalarına da tanıklık edeceğiz. Sosyal reklamın temelleri, markanın internet sitesinden, uygulamalarından gelen davranışsal veri üzerine kurulduğunda ve diğer kanallarla entegre edildiğinde, bu alanda sayısız fırsatın kapıları açılıyor. Bu fırsatlardan bazıları pasif e-posta kontaklarına yollanan reaktivasyon kampanyaları, hedef kitlenin daha önceki davranışları baz alınarak yaratılan müşteriyi elde tutma kampanyaları olabilir. Sosyal reklamlar, markanın diğer pazarlama kaynaklarıyla ne kadar entegre olursa o kadar iyi.

Kaynak: Digital Age Nisan 2015, Sosyal Medya 2015 eki

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir